Anaokuluna Adaptasyon Süreci – Berlin Modeli

Anaokuluna Adaptasyon Süreci – Berlin Modeli

anaokuluna adaptasyon süreciÇocuklar için anaokuluna başlama dönemi ve özellikle ilk günler oldukça sancılı bir sürece dönüşebiliyor. Anaokuluna başlama, her çocuk için terk edilme hissini beraberinde getirmez ancak istisnasız her çocuk için zor bir dönemdir. İlk defa ebeveynlerinden ayrı zaman geçirecek olan çocuklar için bu süreci kolaylaştırmanın yolları da var. Özellikle Berlin metodu, anaokuluna adaptasyon süreci konusunda en çok tercih edilen yöntemlerden biri oluyor. Bu yöntemin en önemli yönü, çocukların aşamalı bir şekilde anaokuluna adaptasyon süreci yaşamalarını sağlıyor olmasıdır.

Doğa Fen Anaokulu olarak sizlere hizmet vermeye başladığımız ilk günden itibaren çocukların anaokuluna kolaylıkla alışmasını sağlayan Berlin metodunu uyguluyoruz. Bu metot ile şimdiye dek yüzlerce çocuğun adaptasyon sürecini sorunsuz bir şekilde tamamlamasını sağladık. Dolayısıyla Berlin metodunun başarısına her defasında yeniden tanıklık ediyoruz. Doğa Fen Anaokulu olarak sizleri de yönlendiriyor ve yapmanız gerekenler hakkında tarafınıza detaylı bilgi aktarıyoruz. Sonuç olarak Doğa Fen Anaokulu’nu seçen aileler için çocukların anaokuluna alışması büyük bir problem olmaktan çıkıyor.

Öncelikle anaokuluna adaptasyon süreci kapsamında uygulanan Berlin metodunun Almanya’da gerçekleştirilen çeşitli bilimsel çalışmalar neticesinde geliştirilmiş bir yöntem olduğunu belirtelim. 2003 yılında geliştirilen bu yöntem çocukların anaokuluna güvenli ve bir o kadar da mutlu bir şekilde alışmalarını hedefliyor. Yöntemin temeline baktığınızda ise karşınıza psikolojideki “bağlanma teorisi” çıkıyor. 1969 yılında John Bowlby tarafından öne sürülen ve psikoloji dünyasında büyük yankı uyandıran “attachment theory” yani bağlanma teorisi, anaokuluna adaptasyon süreci kapsamında tercih edilen Berlin metodunun da temelini oluşturuyor.

Çocukların anaokuluna adaptasyon süreci içerisinde terk edilmişlik hissine kapılmasının, kaybolma duygusunun getirdiği bir korku yaşamasının önüne geçmeyi ve anaokuluna gayet güvenli bir süreç eşliğinde alışmasını temel alan Berlin modeli, yaklaşık olarak 10 gün içerisinde çocukların anaokuluna alışmasını sağlıyor. Çocukların birdenbire değil, yavaş bir şekilde anaokuluna alışmasını temel alan bu model 3 evrede tamamlanıyor. Berlin modeli, başarısını daha önce defalarca kanıtlamış bir metot ve dolayısıyla ailelerin de bu yönteme güvenle yaklaşmaları, çok daha rahat bir şekilde anaokuluna adaptasyon süreci yaşamalarını sağlayabilir.

Anaokuluna Adaptasyonda Berlin Metodunun Aşamaları

Çocukların anaokuluna adaptasyon süreci kapsamında birdenbire anne ve babasına veda etmesini zorunlu kılmayan, daha yavaş ve daha sakin bir süreç eşliğinde adaptasyonun tamamlanmasını hedefleyen Berlin metodu, temel evre, sağlamlaştırma ve ayrılma evresi ile bitiş evresi olmak üzere 3 evrede uygulanıyor.

Temel Evre

Berlin metodunda ilk evre olan temel evre, ilk 3 günü kapsıyor. Bu 3 gün içerisinde çocukların anaokulunu tanıması ve anaokuluna alışması hedefleniyor. Çok sayıda uzmana göre temel evre anaokuluna adaptasyon süreci noktasında Berlin metodunun en önemli evresi oluyor. Çocukların anaokulunda geçirecekleri ilk 3 gün içerisinde ailelerin yaklaşımı da önem taşıyor. Temel evrede çocukların anaokulunda geçirecekleri süre ise şöyle:

  • Anaokulunu ilk günü: 1 saat
  • Anaokulunu ikinci günü: 2 saat
  • Anaokulunu üçüncü günü: 3 saat

Çocuklar bu 3 gün içerisinde terk edilme ya da kaybolma hissine kapılmadan anaokulunu keşfediyor. Arkadaşlarını tanıyor ve etrafı gözlemleme şansını yakalıyor. Bu esnada öğretmen de çocuğu tanıma ve onunla iletişim kurma şansını elde ediyor. Ancak temel evre kapsamında asla çocukların çeşitli aktivitelere katılması noktasında zorlanmaması gerekiyor. Bununla birlikte arkadaşları ile zaman geçirmesi konusunda da zorlanmaması önem taşıyor. Aksi halde anaokuluna adaptasyon süreci çocuklar için zorlaşıyor. Bu nedenle çocukların kendi haline bırakılması ve kendi isterse diğer çocuklarla zaman geçirmesi, aktivitelere katılması sağlanmalıdır. Elbette bu 3 gün boyunca anaokulunda anne ya da baba da çocuğun yanında oluyor.

Sağlamlaştırma ve Ayrılma Evresi

Berlin metodunun ikinci evresi olan sağlamlaştırma ve ayrılma evresi, 4. günde başlıyor ve 10. günde tamamlanıyor. Berlin metodu ile anaokuluna adaptasyon süreci aşamasında ikinci evrenin temel hedefi çocuk ile öğretmeni arasında güven üzerine kurulu bir ilişki geliştirmektir. Bu evrede yine çocuğun zorlanmaması gerekiyor. Çocuk tarafından izin verildiği kadar öğretmen çocukla zaman geçiriyor. Ebeveynlerin ise bu evre kendilerini arka planda tutmaları gerekiyor. Anne ya da baba anaokulunda sadece fiziksel anlamda bulunuyor ve aktif olarak hiçbir şekilde müdahalede bulunmuyor.

Bu evrede ebeveyn ayrılık denemeleri yapıyor. Ayrılık denemeleri anaokuluna adaptasyon süreci içerisinde büyük önem taşıyor. Dördüncü gün ebeveyn çocuğa geri geleceğini söyleyerek yarım saatliğine ayrılıyor. Bu ayrılıkta çocuğun vereceği tepkinin çok iyi gözlemlenmesi gerekiyor. Çünkü çocuğun tepkileri anaokuluna ne oranda alıştığının göstergesi oluyor. Peki, çocuğun tepkilerini nasıl okumak, nasıl değerlendirmek lazım? Şayet çocuk ebeveynin uzaklaşmasından rahatsızlık duymadıysa, ebeveyn yanında olmadığı halde aktivitesini sürdürüyorsa yüksek olasılıkla anaokuluna adaptasyon süreci 6. günde tamamlanacak demektir.

Bunun tam aksini düşünelim; çocuk ebeveynin ayrılmasına ağlayarak ya da bağırarak tepki verdiyse, öğretmenin kendisi ile iletişim kurmasına ya da teselli etmesine aldırış etmeden bu tutumunu devam ettiriyorsa, bu durumda anaokuluna adaptasyon süreci 2 ila 3 haftaya kadar uzayacak demektir. Elbette bu süre çocuktan çocuğa değişkenlik gösterir. Ailenin bu evrede çocuktan uzaklaşma denemelerine her gün devam edilmelidir. Çocuğun anaokulunda tek başına kalma süresi her gün biraz daha uzatılır. Fakat önemli olan ebeveynin çocuğun hemen ulaşabileceği bir yerde beklemesidir. Çünkü çocuk ihtiyaç duyduğunda hemen anne ya da babasının yanında olacağını görmeli, güven hissini kaybetmemelidir.

Bitiş Evresi

Bu evrenin ne kadar süreceği, çocuğun anaokuluna adaptasyon süreci kapsamında ne kadar yol kat ettiğine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Daha önce yapılan ayrılık denemelerinde çocuk anne ya da babasının gitmesini elbette istemeyebilir. Kıstas alınması gereken konu, bu süreçte öğretmenin çocuğu teselli etmesine çocuk tarafından izin verilip verilmediğidir. Eğer çocuk teselli oluyorsa bitiş evresi tamamlanabilir. Ancak çocuk buna izin vermiyorsa, kısa süreli olarak ebeveynin çocuğa veda etmesi ve anaokulundan ayrılması denemelerine devam edilmelidir.

Çocuk ne zaman ki, öğretmeni tarafından sakinleştirilebiliyor, işte o dönemde artık çocuğun anaokuluna adaptasyon süreci tamamlanmış demektir. Ailelerin bu sürenin uzaması durumunda hiçbir şekilde endişe etmesine gerek olmaz. Anne ya da babanın bir süre sonrasında çocuğunun anaokuluna alışması konusunda endişeye kapılması, çocuklara da olumsuz yansıyor. Şimdiye dek anaokuluna asla alışamayan bir çocuk olmadığını, sadece her çocuk için bu sürecin farklı zaman dilimlerini gerektirdiğini unutmamak lazım. Elbette sizin çocuğunuz da kreşe alışacak ve gayet keyifli bir şekilde okuluna gitmeye başlayacak. Sizin yapmanız gereken sadece Berlin metodu ile bu süreci çocuğunuz için kolaylaştırmak olmalıdır.

Anaokuluna Adaptasyonda Berlin Metodunun Avantajları

Günümüzde anaokuluna adaptasyon süreci için en çok tercih edilen birkaç yöntemden biri olan Berlin metodu, bazı açılardan avantajları da olan bir yöntemdir. Bu avantajlar arasında en önemli olanı çocuğun hiçbir şekilde zorlanmıyor olmasıdır. Dolayısıyla çocuk üzerinde bir baskı hissetmez ve bu sayede süreci daha kolay kabullenebilir. Bununla birlikte anne ya da babanın çocuğa birden veda etmesi gerekmiyor. Bu durum sadece çocuk açısından değil, ebeveyn açısından da avantajlı! Çünkü anne ya da baba çocuğunun anaokulunda ne yaptığı, ortama nasıl yaklaştığı gibi merak ettiği sorularının yanıtını bizzat çocuğunu gözlemleyerek alabiliyor.

Çocukların öğretmenini ve arkadaşlarını yavaş yavaş tanıması da anaokuluna adaptasyon süreci kapsamında Berlin metodunun sağladığı avantajlar arasında değerlendiriliyor. Çünkü çocuklar yanlarında ebeveyn olduğunda diğer bireylere güven duyma konusuna daha ılımlı bir yaklaşım sergiliyor. Dolayısıyla öğretmenini tanıma, öğretmeni ile iletişim kurmaya başlama süreci de kısalıyor. Özellikle çocuğun anaokulunu “güvenli bir bölge” olarak değerlendirmesini sağlayan en temel unsur, ilk evre boyunca ebeveynin de çocuğun yanında olmasıdır. Sonuç olarak Berlin metodu ile çocukların anaokuluna adaptasyon süreci hem aileler hem de çocuklar tarafından stresli ve gergin bir süreç olmaktan çıkıp keyifli bir sürece dönüşüyor.

Doğa Fen Anaokulu olarak kurulduğumuz yıldan bu yana uyguladığımız Berlin metodunun her aşamasına hakim bir ekip ile sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz. Çocukların adaptasyon sürecini keyfe dönüştürmek isteyen mutlu aileler arasında sizi de görmek isteriz.

Share this post