Mükemmel Anne Baba Olmak mı? Yoksa Yeterince İyi OImak mı?

Mükemmel Anne Baba Olmak mı? Yoksa Yeterince İyi OImak mı?

Mükemmel anne baba olmak mı yoksa yeterince iyi olmak mı

Anne ve baba olmak… Kuşkusuz dünyada en önemli kimlik budur. Kendini geliştirebilen, duygu ve düşüncelerini ifade edebilen, topluma saygılı bir birey yetiştirmek, çok büyük bir emek istiyor. Peki, iyi bir anne ve baba olmak ne ara bu kadar zorlaştı? Anne ve babalar neden sürekli “ben iyi bir ebeveyn miyim” sorusunu kendilerine soruyor? Anne ve baba mükemmel olmalı mı?

Kendi çocukluğunuzu hatırlayın. O dönemde anne ve babaların çocuklarının barınma, beslenme gibi fiziksel ihtiyaçlarını karşılaması, çocuklarını tehlikelere karşı koruması ve yeterince sohbet etmesi o anne ve babayı iyi bir ebeveyn yapıyordu. Anne babalar, günümüzdeki kadar kendilerini sorgulama ihtiyacı duymazdı. Çocukların ruh sağlığı ve bireysel gelişimi ise o dönemde ebeveynlerin üzerinde durmaya gerek duymadıkları kavramlardı.

Ve Bilgi Patlaması…

Artık teknoloji çağında yaşıyoruz. İnternet gün boyunca hayatımızın her alanında faydalandığımız en önemli teknolojik gelişmelerden biri… İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte bir bilgi bombardımanına tutulmaya başladık. Aradığımız her bilgiye kolayca ulaşıyor, kolayca farklı bilgilerle kıyaslayabiliyor ve her konuda fikir edinebiliyoruz. Elbette bilgiye bu denli kolay ulaşmanın önemi yadsınamaz. Bilgi beraberinde aydınlanmayı, aydınlanma da sorgulamayı getirir. Ancak söz konusu olan, ailelerin “mükemmel bir ebeveyn miyim” şeklindeki sorgulaması olunca, durum çok daha farklı bir boyut kazanıyor.

Anne babalar bilgi ve teknoloji çağında yaşadığımız günümüzde ruh sağlığı, bilinç altı, sosyal zeka, duygusal zeka, zihinsel yorgunluk, bilişsel gelişim ve daha onlarca farklı kavramla, dolayısıyla çocuk yetiştirmenin bambaşka boyutlarıyla tanıştı. İşte o sorgulama da bu noktada başlıyor.

Aileler çocukların fiziksel gelişimleri kadar psikolojik, sosyal ve duygusal gelişimlerini de önemsemeye başladı. Sağlıklı ve topluma faydalı bir birey yetiştirmenin ancak çocukların iç dünyalarının da doğru şekilde yönlendirilmesi ve iç dünyalarına yatırım yapılması ile mümkün olabileceğine dair ardı ardına yapılan açıklamalar, yazılan kitaplar, çekilen filmler, uzmanların gösterdikleri örnekler, yaşanmış olaylar bir akıl karışıklığı silsilesini doğurdu. Özellikle çocuk psikolojisine dair yepyeni teorilerin ortaya atılması ve bu teorileri destekleyen uzmanların medya aracılığı ile daimi olarak anne babalara seslenmesi “ben iyi bir ebeveyn miyim” ve “ben mükemmel bir anne/baba mıyım” sorgulamalarının temelini attı.

Ebeveyn Olmak Zorlaştı!

Çocukların gelişimine bir bütün olarak bakan yaklaşımlar, kuşkusuz anne ve baba olmayı da zorlaştırdı. Anne babalar bunca bilgi bombardımanı karşısında çocuk yetiştirmeye dair kitaplar okumaya, uzman görüşleri almaya başladı. Buraya kadar her şey normal ve olması gerektiği gibi… Fakat bu noktadan sonrası tartışmaya oldukça açık bir konu!

Anne ve baba olmaya bir “görev bilinci” ile yaklaşılmaya başlanması ve sonrasında kendilerini anne ve baba olma noktasında “yetersiz” hissetmeye başlamaları pek çok sıkıntıyı da beraberinde getirebiliyor. Peki, bu “yetersiz” olma hissiyatı neden yaşanıyor? Bu sorunun yanıtını iki farklı çerçevede ele alacağız.

Anne babalar çocuk yetiştirmeye dair çeşitli kitaplar okuyor ve elbette okunmalıdır. Hata, bu kitaplarda yazanların bir reçete gibi algılanması ve yorumlanması noktasında yapılıyor. Çünkü kimi zaman kitaplarda yazanlar ya da uzmanların aktardıkları adeta bir reçete gibi düşünülüyor ve harfiyen uygulanıyor. Sonuç mu? Elbette başarısızlık ve hemen ardından anne/babaların omuzuna çöken “yetersizlik” hissi! Çünkü her anne, her baba ve her çocuk farklıdır! Her yöntem her birey üzerinde aynı etkiyi doğurmaz. Edinilen bilgilerin her çocuk için onun nezdinde yorumlanması gerekiyor.  Psikiyatristlerin sıklıkla dile getirdiği gibi; “her insan biriciktir”.

Mükemmel Anne/Baba Olmanızı Kim İstiyor?

Konuyu farklı bir açıdan yeniden değerlendirelim. Nasıl bir ebeveyn olunması gerektiğine dair yazılanlar, çizilenler, anlatılanlar elbette çok büyük bir önem taşıyor ve kesinlikle her aile tarafından dikkate alınmalıdır. Anne ve babalar için çocuk gelişim uzmanların, çocuk psikologlarının önerileri ve görüşleri bir yol haritası çıkarılmasını da sağlıyor ve iyi bir ebeveyn olma noktasında anne babaların yoluna ışık tutuyor, rehberlik ediyor. Fakat farkındaysanız uzmanlar “mükemmel olun” demiyor. Yaptıkları tanımlarda “mükemmel anne böyledir”, “mükemmel baba böyle davranır” şeklinde bir betimleme yok. Peki, neden aileler bu önerileri “mükemmel anne/baba tarifi” olarak yorumluyor? Uzmanlar mı mükemmel ebeveyn olmanızı istiyor, yoksa bunu isteyen siz misiniz? Mükemmel anne ve baba olmanızı kim istiyor?

Uzmanlara göre iyi bir anne ve baba olmanız, kendini geliştirebilen, duygu ve düşüncelerini ifade edebilen, topluma saygılı bir çocuk yetiştirmeniz için yeterlidir. Mükemmel bir anne olmaya çalışmayın. Mükemmel bir baba figürünü canlandırmayın. Çocuğunuzun da mükemmel olmasını beklemeyin. Kusursuz olma çabasının anne ve babalara nasıl bir fatura çıkardığını tek tek gözden geçirelim.

  • Mükemmel olma çabası anne babaların çocuk yetiştirmeyi bir görev bilincine dönüştürmesine sebebiyet verebiliyor.

 

  • “Yetersizlik” hissi psikolojik açıdan farklı sorunları beraberinde getirebiliyor.

 

  • Ebeveynlerin çocuk yetiştirme ile ilgili ortaya atılan her yeni teoriyi uygulaması, çocuk – ebeveyn arasındaki güven ilişkisini zedeleyebiliyor. Çünkü çocukların karşısında gördüğü anne ve baba modeli sürekli farklı bir davranış ve tutum içerisine giriyor.

 

  • Mükemmel olma çabası çocuklar ile bir bağ kurmaktan ziyade bir bağımlılığa dönüşebiliyor.

 

Elbette bu örnekleri çoğaltmak mümkün…

Bu Bir Sendrom!

Avrupa’da ve pek çok farklı ülkede mükemmel anne ve baba olma çabasının artık psikolojik bir sendrom olarak değerlendirildiğini biliyor musunuz? Bu ebeveynlere terapi almaları öneriliyor. Hatta mükemmel anne/baba olma noktasında abartılı tutumlar sergileyen ebeveynlerin çocuklarının bu tutumdan zarar görüp görmediği dahi incelemeye alınabiliyor.

Sonuç olarak kusursuz bir ebeveyn olmaya çalışmayın. Keza hiç kimse kusursuz bir birey değildir ve dolayısıyla kusursuz olmayan bir bireyin kusursuz bir anne ya da baba olması da imkansızdır. İmkansızı hedeflemek ise çoğu zaman beyhude bir çabadan öteye gidemez.

Çocuk Yetiştirme Konusunda Teoriler Dikkate Alınmamalı mı?

Elbette alınmalıdır! Ancak günümüzde çocuk yetiştirmeye dair o kadar çok sayıda farklı teori geliştiriliyor ki, ailelerin akıllarının karışmasına şaşırmamak lazım. Örneğin “çocuklara bir arkadaş gibi mi yaklaşılmalı yoksa bir anne/baba gibi mi” konusunda dahi uzmanlar ikiye ayrılıyor. Bir grup arkadaş gibi yaklaşmanın çocukları hayata daha iyi hazırladığını savunurken diğer grup anne ve baba modelinden çıkılmaması gerektiğini düşünüyor. Elbette bu teorileri okuyun, araştırın ve dikkate alın. Ancak her çocuk biriciktir ve inisiyatif almanız gerekir. Çünkü çocuğunuzu en iyi siz tanıyorsunuz. Hangi yaklaşımın çocuğunuz üzerinde daha olumlu sonuçlar sağladığını en iyi siz bilebilirsiniz. Zorlandığınız noktada uzmanlardan yardım almaktan da asla çekinmeyin.

“İyi Bir Anne/Baba mıyım?”

Uzmanlar iyi bir anne/baba noktasında şu soruların yanıtlarını dikkate alıyor.

  • Çocuğunuzun fiziksel ihtiyaçlarını karşılıyor musunuz?
  • Çocuğunuzu tehlikelere karşı koruyor musunuz?
  • Çocuğunuz sizinle çekinmeden iletişim kuruyor mu?
  • Çocuğunuz kendini güvende hissediyor mu?
  • Çocuğunuz ile aranızda bir anlaşmazlık olduğunda iletişiminiz devam ediyor mu?
  • Çocuğunuzu gerçekten dinliyor musunuz?
  • Çocuğunuz ile oyun oynuyor musunuz?
  • Çocuğunuza yeterince zaman ayırıyor musunuz?
  • Çocuğunuza yaklaşımınız noktasında eşiniz ile tutumunuz ortak mı?
  • Çocuğunuz sizin için ne kadar önemli olduğunu biliyor mu?

Share this post