Çocuğum Anaokuluna Hazır mı?

Çocuğum ana okuluna hazır mı

Çocuğum Anaokuluna Hazır mı?

Çocukların artık kendi yaşıtlarıyla bir arada keyifli bir şekilde zaman geçirmeye başlayabilecekleri dönem 3-6 yaş arasıdır. Bu dönemde çocukların anaokuluna gönderilmesi ise aileler için çeşitli endişeleri beraberinde getirebiliyor. Bir yandan çocuklarının sosyalleşme ihtiyaçlarının karşılanmasını ve yaşıtlarıyla da zaman geçirmesini isteyen aileler diğer yandan da ‘acaba çocuğum anaokuluna hazır mı’ endişesini yaşıyor. Hatta bu endişeye ‘beslenme ve uyku düzeni değişir mi’, ‘çok ağlar mı’, ‘kendini istenmiyormuş gibi hisseder mi’, ‘anaokulunu sever mi’ gibi onlarca farklı soru da eşlik ediyor.

Ailelerin konuyu daha net bir şekilde değerlendirebilmesi için 3-6 yaş arasında olan çocukların gelişim süreçleri ve ihtiyaçlarını da mercek altına almak gerekiyor. Bu dönemde çocuklar bağımsızlık, üretkenlik ve girişimcilik duygularını tatmin etmek isterler. Aynı zamanda kendilerini artık yavaş yavaş kanıtlama eğilimine de girerler.

Anaokulları ise tüm bunlar için harika bir platformdur. Çocuklar becerileriyle kendilerini kanıtlarken yaşıtları ile arkadaşlık ilişkileri de kurarlar. Anaokuluna başladıktan sonra çocukların kendilerini çok daha iyi ifade etmeye başlamaları, anne ve babadan bağımsız olarak da bazı aktivitelere katılabilmeleri, daha girişken, daha sosyal ve daha özgüvenli olmaları gibi değişimler her daim aileleri şaşırtmıştır.

Çocuğunuzun Anaokuluna Hazır Olup Olmadığını Anlamanın Kolay Yolu

Peki, çocuğunuz anaokuluna başlamaya hazır mı? Bu sorunun yanıtı için rotayı uzmanlara çevirmek gerekiyor. Uzmanlar ise ailelerin bu sorunun yanıtını kolaylıkla bulabilecekleri bir liste sunuyor. Bu listedeki soruların yanıtlarının tamamının ‘evet’ olması gerekmez. Ebeveyn olarak soruların çoğuna ‘evet’ yanıtını veriyorsanız çocuğunuz anaokuluna başlamaya hazır demektir. İşte o sorular…

  • Çocuğunuz el ve yüz yıkama, yemek yeme gibi bazı davranışları kendi başına yapabiliyor mu?
  • Çocuğunuz iki aşamalı komutları izleyebiliyor, basit yönergelere uyabiliyor mu?
  • Çocuğunuz isteklerini sözlü ya da sözsüz ifade edebiliyor mu ?
  • Çocuğunuz çok rastlanan hayvan isimlerini, eşyaların isimlerini biliyor mu?
  • Çocuğunuz anne-baba dışında herhangi biriyle iletişim kurabiliyor mu?
  • Son olarak da – belki de en önemlisi- siz çocuğunuzdan ayrılmaya hazır mısınız?

Yukarıda sıralanan soruların büyük bölümüne yanıtınız ‘evet’ ise hiç tereddüt etmeden anaokulu seçme hazırlıklarına başlayabilirsiniz. Bu süreçte ebeveynlerin gergin ve stresli olmaları çocuklara da yansıyor. Dolayısıyla çocuklar da anaokuluna stresli yaklaşmaya başlıyor. Bu nedenle uzmanlar çocuklara konuyla ilgili stresinizin ve gerginliğinizin asla yansımaması gerektiğini dile getiriyor.

Unutmayın! Çocuğunuz Yetişkinlerin Gözetiminde Olacak!

Anne-babalar çocuklarının anaokuluna başlamasıyla ilgili değerlendirmelerinde çok önemli bir noktayı gözden kaçırıyor. Bu nokta da anaokulunda çocukların yetişkinlerin kontrolünde olacağıdır. Elbette bunu biliyorlar ancak konuyu kendi içlerinde değerlendirirken yetişkinlerin her daim çocukları gözlemliyor olduğunu göz ardı ettikleri de yapılan bazı araştırma sonuçlarına yansıyor. Zira uzmanlar ailelerin bu konuda çok endişeli olmalarını biraz da göz ardı edilen bu unsura bağlıyor. Özellikle çocuğu ilk defa anaokuluna gidecek olan bir aile için bu durum kolay değil.

Ancak mevcut duruma aşırı stres yüklemenin ve gereksiz yere daha da zorlaştırmanın hiçbir faydası olmayacaktır. Aileler anaokulunun çocuklarına neler kazandırabileceğini de düşünmelidir. Çocukların sosyalleşme, yaşıtları ile tanışma, zaman geçirme, beceri kazanma ve geliştirme gibi ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri en ideal platformun anaokulları olduğunu asla unutmamak gerekiyor.

Anne-Babalar Nelere Dikkat Etmeli?

  • Çocuğunuz için tüm belirsizlikleri belirli hale getirmeniz büyük önem taşıyor. Bu süreçte çocuğunuzun anaokuluna dair tüm sorularını onun anlayabileceği bir dille yanıtlamalısınız. Bu sayede çocuğunuzun aklında hiçbir soru işareti kalmayacak ve böylelikle anaokuluna daha kolay adapte olabilecek.
  • Çocuklara anaokulunun nasıl bir yer olduğu, orada neler yapabileceği mutlaka aktarılmalıdır. Özellikle eğlenceli aktivitelerden söz edilmesi çocukların anaokuluna sempati duymasını hatta merak etmesini bile sağlayabilir. Ancak bu konuşma esnasında abartılı duygulardan da kaçınmak gerekiyor. Çocukları abartılı beklentiler içerisine sokmanız ileride sorun yaşamanıza neden olabilir.
  • Çocukların güvenle ilgili endişelerini giderecek bir konuşma yapmanız ise son derece önemlidir. Anaokulunun güvenli bir yer olduğunu, gerektiğinde öğretmenlerinden yardım isteyebileceğini; okulda tüm görev alanlara güvendiğinizi söyleyerek, ikna çabası içersinde olmadan, kısa ve net cümleler kurmalısınız.
  • Seçtiğiniz anaokulunu çocuğunuz ile birlikte mutlaka gezmelisiniz. Bu sayede çocuğunuzun bu alanda da kendini güvende hissetmesine yardımcı olacaksınız.
  • Çocukların uyku, beslenme ve duygusal ihtiyaçlarının anaokuluna başladıktan sonra da asla ihmal edilmemesi gerekiyor.
  • Okulda geçirmiş olduğu günün sonunda, çocuğunuz gönüllü ise gününün nasıl geçtiği, neler yaptığı konusunda sohbet edebilirsiniz. Çocuğunuz bu durumu paylaşmak konusunda gönüllü değil fakat siz merak içerisindeyseniz, “haydi biz de biraz okulculuk oynayalım. Sen mi öğretmen olacaksın yoksa ben mi?” benzeri cümlelerle çok da ısrarcı olmadan yaklaşabilirsiniz.
  • Anaokulu için alışveriş yapmanız gerekiyorsa çocuğunuz ile birlikte alışverişe çıkın. Bu durum çocukların isteğini ve heyecanını artırabiliyor.
  • Çocuğunuzu anaokuluna bırakırken vedalaşmayı çok uzun tutmanız kaygılarını artırabilir. Olabildiğince vedalaşmayı kısa tutmalısınız.
  • Çocuğunuzun anaokulundaki öğretmeni ile mutlaka tanışmalısınız. Bu sayede anne-baba olarak sizin kaygılarınızın azalması da mümkün olacaktır.
  • Seçtiğiniz anaokulu ile işbirliği içerisinde olmanızda fayda var. Çocuğunuzun anaokuluyla ilgili yaşadığı zorluklar hakkına bilgi vermeniz, öğretmeninin yaklaşımını buna göre belirlemesini sağlayacaktır.

Anaokulu Döneminde Anne-Babalar Nelerden Uzak Durmalı?

Bu sürecin hem anne babalar hem de çocuklar için kolaylaşmasını sağlamak adına nelere dikkat edilmesi gerektiğine değindik. Bir de anne babaların uzak durması gereken bazı söylem ve davranışlar bulunuyor. Bunlar hakkında da bilgi sahibi olmanız için önemli olanları hemen sıralayalım.

  • Çocuğunuza anaokulunu bir ceza gibi gösterecek her türlü söylemden kesinlikle uzak durmalısınız. ‘Sözümü dinlemezsen seni okula gönderirim’, ‘anaokulunda istediğin her şeyi yapamıyorsun, evde de yapmayacaksın’ gibi sözler çocuğunuzun anaokuluna bakış açısını tamamen değiştirebilir. Bu tür söylemler çocukların sadece anaokuluna değil, anne babalarına olan bakış açılarının değişmesine bile neden olabilir.
  • Çocuğunuzun anaokuluna başlayacak olması, gelişim sürecini hızlandırmaya çalışmanız gerektiği anlamına gelmez. ‘Hala kendi başına giyinemiyorsun, yemek yiyemiyorsun’ gibi söylemlerden uzak durmalısınız. Bu konuda çocukları çok fazla zorlamayın.
  • Evde sadece anaokuluyla ilgili konuşulması da doğru olmaz. Elbette çocuğunuzun gününü nasıl geçirdiğini konuşabilirsiniz. Ancak sohbet konusu sadece anaokulu olmamalıdır.
  • Konuyla ilgili kaygılarınızı asla çocuğunuzun yanında konuşmamalısınız. Özellikle çocuğunuzun anaokuluna alışma süreciyle ilgili olumsuz konuşmalar yapmanız çocuğun da olumsuz etkilenmesine yol açabilir.
  • Çocuğunuz anaokuluna gittiğinde kendinize daha fazla zaman ayırabildiğiniz, artık dinlenebildiğiniz gibi konuları da çocuğunuzun yanında konuşmamalısınız.
  • ‘Eğer okula ağlamadan gidersen sana oyuncak alacağım’, ‘eğer okulda sorun çıkarmazsan eve gelince istediğin kadar çikolata yiyebilirsin’ gibi söylemlerden de kesinlikle uzak durmalısınız. Anaokulu çocukların katlanmak zorunda olduğu bir yer değil, aksine keyifli zaman geçirdiği, becerilerini geliştirebildiği, sosyalleşebildiği ve kendi yaşıtları ile zaman geçirebildiği bir yerdir. Çocuğunuza da anaokulunu bu şekilde aktarmalısınız.

Sonuç olarak bu süreçte sabırlı, kararlı ve sakin kalmanız çocuğunuzun da anaokuluna alışma sürecini kolaylaştıracaktır. Elbette çocuğunuza karşı her zamankinden biraz daha anlayışlı olmanız ve en önemli ihtiyacı olan ‘güvende olma’ konusunda kaygı yaşamasını engellemeniz de önem taşıyor.

 

Share this post